• cengiz yıldız

Markaların Dünya Kadınlar Günü Stratejileri

En son güncellendiği tarih: 19 Ağu 2020


8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak çıktığı yolda zamanla farklı motivasyonlara vesile olarak dünya genelinde kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak karşımıza çıkmaktadır. Birçok markanın geçmiş yıllarda reklam mesajları pazarlama ve iletişim sektörünün de gündeminde yer almıştır.

Markaların hedef kitlelerine samimi mesajlar gönderdikleri özel günlerden biri olan 8 Mart günü birçok markanın performanslarını gözlemleyeceğiz. Markaların bakış açılarında farklı bir yeri olan bu mesajların, toplumsal olaylara eleştiri yada toplumdaki kadının gücünü gösterme olarak ekranlarımızda görüyoruz. Kimi markalarsa sosyal sorumluluk niteliğinde baktığı 8 Mart Dünya Kadınlar günü bariz ticari görünümleriyle samimiyetini kaybetme tehlikesine giriyor. Markaların toplumdaki hassas durumlarla alakalı yoğun dikkatlerle işler yapması gerektiğini hatırlatıyor bizlere.


Bir cinsiyetin varlığından çok onun metalaşıp sembolleşmesiyle ilgili öğeleri reklamlarında yıl boyunca kullanan markaların sadece 8 Mart günü insafa gelip günah çıkarması da ironik bir yaklaşımdır. Bu gibi ironiler markaların oluşturdukları algıları tartışılır durumlara taşır. Ve bu tartışmalar markaya zarar verme noktasına gelecektir. Birçok kanalda reklam çıkmak için büyük bütçeler harcayan markaların tabii ki de müşterilerine dokunmak gibi amaçları vardır. Lakin sosyal sorumluluk çerçevesinde ve hedef kitlenin yoğun şekilde gözüne sokulması hassasiyetleri rahatsız edebilir. Markanın bütüncül duruşunu değiştirip, reklamlardaki kadınların rolleriyle alakalı ayrımcılık yapmaması durumunda ve uzun vadeler sonucunda "biz artık böyle bir markayız, kadınları sadece ev hanımı olarak görmüyoruz" dedikleri gün samimi davranışlarını topluma göstereceklerdir.

Pazarlama kapsamında bakıldığınında büyük bir hedef kitleyi oluşturan kadınları göz ardı etmek markaların gelecek stratejilerini kötü etkileyecektir. Ticaretteki ve iş hayatındaki ataerkil duruşların eskimesini kabullenip dünyanın gelişimiyle birlikte cinsiyetçiliği birçok alanda aşmamız gerekiyor. Kitle iletişim unsurlarında da bu başlıca atılacak adımlardan olmalı. İletişim gücünü elinde bulunduran mecraların özgürleşmesini tartıştığımız zamanlarda, tv'lerin konumlarını kaybedip youtube gibi mecralara kayarken de dikkat etmemiz gerekiyor.

Youtube kanalları da başlangıç olarak tv'leri taklit ederek yada önceden sunulan içerikler üzerinden yeni şeyleri sunmaya çalışıyor.

Kültür pazarlamasına dikkat eden markaların, nasıl ki toplumumuza uyum göstermeye çalıştığı gibi cinsiyetçi yaklaşım konularında da kültürümüzdeki farklılaşmış durumlardan hızlı bir şekilde sıyrılmaları ticari korkularından dolayı zordur.

#kadın #kadındünyası #kadınlargünü #8martkadınlargünü #cinsiyetçilik #reklamsektörü #reklamcılık #reklamlardakadınlar #markaalgısı #markastratejisi #pazarlamastratejisi #sosyalsorumluluk

3 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör