• cengiz yıldız

Kültür pazarlaması ve Dini Günler


Yurtdışı menşeili birçok markanın Türkiye'deki nüfusun satın alma gücü iştahını kabartıyor. Bu pazarda yer etmeleri için ülke insanının hayatlarına dokunarak yer ediyorlar. Globalde var olup yerelleşmeye çalışan markaların belirlediği stratejiler bu konuda büyük önem taşıyor.


Ülkemizdeki birçok yurtdışı menşeili gıda markalarının stratejilerini ramazan ayı boyunca gözlemledik. Ve bunlara karşı bizim ulusal markalarımızın da duruşlarını izledik. Ülkemizin kültürüne çok uzak dahi olsalar bile birçok gıda ürünü şu an içselleşmiş durumda. Bu durum ülkemizdeki mevcut markaların 20-30 yıldır var olmalarıyla alakalı bir durum. Potansiyel müşterileri konusunda derinlemesine araştırmalar içerisindeler. Ürünü tezgaha koyup gelene satmak gibi bir dertleri olmadı hiçbir zaman. Bu örneklerde reklamların önemini anlıyoruz. Reklamların ve içerisinde gönderilen mesajların nelere dokunduğuyla alakalı önemli veriler var aslında elimizde. Türkiye'deki firmaların markalaşması, kendini geliştirmesi açısından önemli detayların atlandığını belirtebiliriz. Ülkemizdeki üreticilerin satış pazarlama konusundaki deneyimsizliği ve vizyonlarıyla alakalı sorunları yüzünden pazarlama sektöründeki algı yabancılaşması meydana gelmiştir. Globaldeki büyük markaların stratejilerinden yola çıkarak reklam pazarlama yolumuzu çizebiliriz. Kültürümüzden farklı bir yerde üretilen gıdaların yerli piyasaya sunulması ve reklam filmleri reklam afişleri bizdenmiş gibi yansıtılması büyük ipucular taşıyor bizler için. Kedimize ait markalarında pazarlama stratejileri yakınlarına satmaya başlayarak reklamın olacağını inanması. Elbette uzun yıllardır bu yol izlenmekte lakin kaybedilen zamanın maliyeti korkunç boyutlarda. Yerelde mevcut olan bir tatlı üreticisinin 20 yılda alması gereken yolu tartışabiliriz. Gıda ürünlerinin kalitesi tadı gibi standartların oturmaması gibi bir durumda varlığı sürdürmesi de imkansız hale gelmektedir. Markayı büyütmek isteyen öngördüğü üretim gücüyle birlikte reklam pazarlama bütçelerini düşünmeli. Bir pazarlama çalışanıyla kapı kapı dolaşıp isim duyurma ilk etaplar için somut bir veri gibi görünse de 90'ların pazarlama anlayışında kalmış durumdadır. Türkiye'deki işletmeler gerçek anlamda maliyet hesaplamalarını doğru bir şekilde yapsalar eski alışkanlıklarının zararlarını fark edebilecekler. Bu sayede pazar gücünü verimli yerlere odaklayıp ülke ekonomisi için faydalı noktalara harcayacaklar. Birçok firma babadan görme alışkanlıklarla vergi kaçırma, faturasız işlem, irsaliyesiz taşıma ve sigorta primlerini ödememe gibi şirketin giderini azalttıklarını zannetseler de uzun vaadede ne kadar şirkete zarar verdiklerini fark edememektedirler. Bu tarz maliyet kısıtlamaları gibi durumlardan sonra kalitesiz ucuz iş ve işçilikle sadece bir çarkı döndürmenin hevesi içerisindeler. Şirket kurma ve yürütme anlayışındaki vizyonumuzun geliştiği günlerde pazarlama ve reklam anlayışımız da gelişecek ve Türkiye'den çıkan birçok marka globalde yankılanacak.

#pazarlamastrateji #kültürpazarlaması #yerelleşme #marka #markastratejisi #reklam

3 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör