• cengiz yıldız

COVID-19 ile tüketim alışkanlıkları değişiyor mu?

COVID-19 Koronavirüs ile birlikte insanlık kendini yeniden tanımaya başladı. Hastalıkların ve insan yaşayışının bakış açısını zorla değiştiren pandemi süreci ile tüketim alışkanlıklarımız bir anda değişmeye başladı.


Gıda ve temizlik öneminin en üst sıraya geldiği andan itibaren insanlar alışkanlıklarını değiştirebildiğini fark edemedi. Yeni yeni fark ediyoruz, aslında bütün alışkanlıklarımız değişebiliyor. En başında da tüketim alışkanlığımızı kökünden değiştirebiliyoruz. Market alışverişlerimizden başlayarak birçok standart hareketimiz dijitalleşmeye mecbur olduğunu anladı.

Tüketim toplumunun içerisinde bir sarsılmayla uyanma başladı. Bu da tüketimi teşvik eden her dürtünün etkisiz hale geldiği gösteriyor.

Üretim konusunu es geçen yeni nesil dijital ihtiyaçlar konusunda kısır bir döngüde geleceğe şüpheli şekilde koşuyor.

Yeniliklerin sıradanlığından sıyrılıp yeni dünyanın ihtiyaçlarına sürdürülebilir cevaplar bulmalıyız.

"Bırakınız geçsinler, bırakınız yapsınlar" felsefesiyle dönüşen liberal dünyanın sonuna doğru yaklaştığımızı anlayacağız. Her şeyin gelişmesi için serbest olması gerektiğini düşünenler öncüler oldu, peki arkadan yetişmeye çalışanlar gelişme konusunda yetişemediler, bu yolda tüketici konumda kaldılar. Her tüketim bir üretimi doğuracak gibi beklentilere girdik lakin tüketici toplumda "kolay elde etme" sarhoşluğuyla kritik konuları görmezden geldik.

Sanayinin, endüstrinin ve dijitalin gelişmesi ihtiyaçları karşılamakla başlasa da öncü toplumlarda ihtiyaçlardan önce kurgulanıp hayata geçirildi.

Bu düzeyde tüketicinin gelmesini beklemeden tüketiciye ulaşılan pazarlama stratejileri ile liberal dünyada tüketim disiplinleri belirli noktalardan doğuruldu.

Pandeminin bu büyük yapıları sarsmasıyla yeni arayışlar da hızlı şekilde başladı.

E-ticaretin popülerliği ve şekil değiştirmesiyle farklı iş kollarını da yakında göreceğiz. İnsanların ihtiyaçlarına hızlı şekilde cevap verebilmek, insanların evinden çıkmadığı bir dünyada oluşturulacak teknik altyapı gibi durumları gözden geçirmeye başladık. Marketlerin fiziksel bir mağaza olmasına dahi ihtiyacın olmamasını da konuşacağız. Gıda gibi bir tüketim ürününün pazarlanması, üretilmesi ve ihtiyacının hiç bitmeyeceğini düşünüyorduk geçtiğimiz yüzyılda. Ama kökten değişecek bir gidişat bütün kurulu yapıları etkileyecektir.

Ürün tasarımı, ambalaj tasarımı, marka konumlandırması gibi konulardan çok ürün içeriği ve kalitesi gibi konular pazarlamada belirleyici unsur olmaya başlasa da diğerlerinin üzerine tamamen çıkmış durumda değil şu anda. Pandemi ile gıda ve kaliteli gıda farkındalığımızla bu konuda da hızlı bir geçiş yapacak gibi duruyoruz. Organik gıdanın organikliği tartışılırken hızlı ve sağlıklı elde edilmesi hatta ekonomik olması en önemli kriter olmuş durumda.

Standart bir gıda ürününün farklılaşması söz konusu olmadığı için içeriğinin şeffaflığı bütün ticari pazarlamayı etkileyecektir.

Maske üretimi ve maske satışı gibi bir durumun hayatımıza girmesi de farklı alanların hazırlıksız bir şekilde ihtiyaç artışı olabileceğini bizlere gösterdi.

Geçiş yapacağımız dönemde daha kararlı bir tüketici ile ne aldığını çok iyi bilen bir tüketici modeli markaları bekliyor. Markaların ihtiyaçlara cevap verme pratiğinin bu taraflara eğilmesi zaman alabilir.

2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör