• cengiz yıldız

Karantinadan marka doğurmak

2020 yılına farklı bir başlangıç yapan dünya, bundan sonra nasıl olacak düşüncelerinin içerisinde kendine yer bulmaya çalışan sektörlerin farklı çabalar içerisinde olduğunu gözlemliyoruz.


Birçok dünya devi şirketler "evden çalışmak" gibi bir proje oluşturmuş gibi yaparak insan sağlığı üzerine kitlelere mesaj vermeye çalıştı. Teknolojinin getirdiği nokta zaten "online çalışan" insanların işleyişlerinin mevcut taraflarını keşfediyormuşuz gibi yaptık. Kötü psikolojiler içerisinde kötü komple teorileriyle birlikte ne olacağını bilmeden bir serüvenin içerisine doğru sürüklendik başlarda. Bilgilerin kalabalıklığı ve dünyanın geçirdiği olaylardan sonra istemsizce bir rahatlama geldi herkese ve bunu "normalleşme" adı altında yaşamaya başladık.

Birçok marka da işlerinin yavaşlaması hatta durmasından muzdarip durumdaydı. Bir yandan e-ticaret ve sanal marketlerin sıçrayışını izledik ama bu ivme bir can havli kategorisinde değerlendirilmedi. Tüketici, bu dönemde tüketim alışkanlıklarını zorla farklılaştırma noktasına geldi. Tüketim alışkanlıklarını gerçekleştirememesi mağazacılık sektörünün fiziksel yapılarından dolayı olsa da bu ihtiyacı karşılamak konusunda yetersiz olan e-ticaret altyapısında yaşadığı deneyim de e-ticareti yaralayan bir konuda oldu. Türkiye'de yaşanan kargo sıkıntısının sebebini herkes birbirine yıkmaya çalışsa da insanların aklında kalan tablo; kargo şirketlerinin gelişmemiş alt yapılarının oluşu.


E-ticaretin en önemli kolu olan kargo ve nakliye konusunu daha önceleri de birçok kişiler konuşup masaya yatırdı ama sürekli tüketicinin ürün taleplerine odaklanıldığı için görmezden gelinen bir konu olmaya devam ediyor.

E-ticaret yönetimini kendi bünyesinde işleyen markalar bu kötü gidişatın farkında olduğu için kendi bünyelerinde çözmeye çalıştıkları kargo girişimlerini de gözlemliyoruz.


Dijital girişimlerinden ve tüketicilerin yönelmesinden heyecan duyan birçok girişimci de bu pandemi krizini fırsata çevirme konusunda harekete geçti.


Büyük ihtimalle 2021 yılında e-ticaret konusunda çok sayıda yeni marka göreceğiz. Farklı farklı kategorilerde özelleşmeye çalışsalar da bu süreci en iyi şekilde yöneten pazaryeri mantığındaki e-ticaret siteleri kazançlı çıkacağı aşikar. Hepsiburada ve N11 gibi markaların büyüttükleri pazarda bir sonraki gayeleri ülkemizdeki kargo teslimat sorununu çözmek. Bununla ilgili yurt dışında birçok çözüm olsa da ülkemizdeki tüketicinin sahip olduğu alışkanlıklar ve alışveriş kültürü sebebiyle beklemede kalıyorlar.


Büyük depoların önünde yapılan mağazalarla yeni nesil e-ticaret tedarik zinciri kurulmaya başlayabilir. Markalar eski anlayış ile müşterilerine yakın yerlerde mağaza açma çabasındaydı lakin günümüzde müşterilerin bir yerlere gitme gibi bir sorunu yok. Mobilya bakmak için farklı şehirlere seyahat eden tüketiciler için ayaklarına kadar gitmeye gerek yok. Bu pandemi sürecinde ve sonrasındaki normalleşme döneminde tüketici alışkanlıklarına bakılınca anlaşıldı ki insanların doğalarına girmiş bir alışveriş alışkanlığı var.


Bir avm düşünün ki, şehrin dışında, büyük depolara sahip, 7/24 çalışıyor ve e-ticaret ile entegreli ürün teslimatları profesyonelce yönetiliyor. Şu an korkunç gibi gelse de bu noktaya doğru gidildiğinin sinyallerini görüyoruz. Tüketici almak istediği ürünü bir hafta beklemektense gece gidip almak isteyecektir.


Koronavirüs, sağlık ile ilgili konuların dışında ekonomi ile ilgili de insanlığa büyük şeyler öğretti. Şirketlerin oturup, yeni markalar düşünmesini tetikledi. Mevcut işlerindeki tıkanmaları yada geleceğe dair yapması gereken hamleleri hızlandırdı.


Yaşayarak da göreceğiz 2021 yılında yeni markalar, pandemi sürecinin meyveleri olacak ve insanlığın yeni yaşam tarzını kolaylaştırmak ve tüketim alışkanlıklarını tekrardan dizayn etmek için karşımıza çıkacak.

2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör